Makaleler » Blog » Diyap Ağa’nın Mecliste Tarihe Geçen Konuşması ve Kurtuluş Savaşı’ndaki Rolü

Diyap Ağa’nın Mecliste Tarihe Geçen Konuşması ve Kurtuluş Savaşı’ndaki Rolü

Diyap Ağa’nın Mecliste Tarihe Geçen Tek Konuşması

Temmuz 1921. Türk ordusu, Yunan kuvvetleri karşısında Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmiştir. Cepheden gelen top sesleri Ankara’dan duyulmaya başlanır. Mecliste büyük bir tedirginlik hâkimdir. Bu atmosferde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kayseri’ye taşınması gündeme gelir. Teklifi dile getirenler arasında Fevzi Paşa da vardır.

Tam bu sırada, Meclis’te alışılmadık bir şey olur.

Diyap Ağa, elini kaldırarak söz ister.

Oturumu yöneten Adnan Bey şaşırır. Çünkü Diyap Ağa, o ana kadar Meclis’te hiç söz almamış, tek bir konuşma dahi yapmamıştır.


“Biz Buraya Kaçmaya mı Geldik?”

Diyap Ağa, ağır adımlarla kürsüye yürür. Meclisi süzer. Salonda derin bir sessizlik hâkimdir; herkes onu dikkatle dinler.

Kısa ve tarihe geçen şu cümleyi söyler:

“Lafım kısadır. Biz buraya kaçmaya mı geldik,
yoksa kavga ederek ölmeye mi?”

Sözlerini alkışlar arasında tamamlar ve yerine oturur. Bu konuşmanın ardından, Meclis’in Kayseri’ye taşınması teklifi kabul edilmez. Ankara’da kalınır; direniş iradesi korunur.

Bu tek cümle, hem Meclis’in hem de Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu yansıtan unutulmaz bir tarihî duruş olarak kayda geçer.


Mustafa Kemal’e Hayati Destek (1919)

Yıl 1919. Elazığ Valisi Ali Galip Paşa, Ferhatuşağı Reisi olan Diyap Ağa’yı çağırır. Diyap Ağa, daha önce Rus Harbi sırasında Ruslara karşı sivil milislerle savaşmış, albay rütbesiyle tanınmış bir isimdir.

Yaşı nedeniyle çağrıya kendisi gidemeyen Diyap Ağa, küçük kardeşi Haydar Ağa’yı gönderir. Ali Galip Paşa, Haydar Ağa’ya yüklü miktarda altın vererek Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’dan Sivas’a geçişi sırasında yolunun kesilmesini ve suikast düzenlenmesini ister.


Erzincan Boğazı’nda Tarihi An

Mustafa Kemal ve heyeti Erzurum Kongresi’nden sonra Sivas’a doğru yola çıktığında, Erzincan Boğazı’nda jandarmalar uyarıda bulunur:

“Dersimli çeteler boğazı kapatmış, geçiş tehlikelidir.”

Zamanın darlığı nedeniyle kafile yoluna devam eder. Bu sırada Diyap Ağa, kendi aşiretinden milislerle birlikte yolu gerçekten kesmiştir. Ancak amaç bambaşkadır.

Atatürk’ün emir subayı durumu bildirir:

“Paşam, Dersimli milisler yolumuzu kesti. Çatışalım mı?”

Mustafa Kemal’in cevabı nettir:

“Dersimlilerden bize zarar gelmez. Çatışmayın.”


Altınlar İade Ediliyor, Destek Sunuluyor

Diyap Ağa, Mustafa Kemal’in aracının yanına gelir. Ali Galip Paşa tarafından verilen altınları iade eder ve şu sözleri söyler:

“Paşam, İstiklal Savaşı’nda sizin buna ihtiyacınız var.
Bizim dışımızda başka milislere de altın verilmiş olabilir.
Size zarar vermek isteyebilirler.
Sivas’a kadar size eşlik etmek isteriz.”

Bu teklif kabul edilir. Diyap Ağa ve milisleri, Mustafa Kemal’e Sivas’a kadar refakat eder.

Bu hayati desteğin sağlanmasında öne çıkan isimler arasında Hasan Hayri ve Kareli Mehmet Efendi de yer alır.


Bir Hatıraya Saygı

Bağımsızlığa, halk egemenliğine ve devrimlere açık destek veren Dersimli Diyap Ağa, gerek cephe gerisindeki duruşu gerekse Meclis’teki o tek cümlelik konuşmasıyla Kurucu Meclis’in onurlu simgelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

Onun şahsında, bağımsızlık mücadelesine emek veren tüm kurucu meclis üyelerini saygı ve minnetle anıyoruz.


Nihat Vural

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Alışveriş Sepetim

ShopPHP | v5